Tarih:   07-Temmuz-2013-10:57:07 |  Okunma Sayısı : 1491
BATMANLI MİTİRPLAR DEVE DERGİSİNDE

Mirado ve Batmanlı Mitirplar DEVE Dergisi Temmuz sayısında. Dev bir yazar kadrosuyla yayın hayatına başlayan DEVE Dergisi Temmuz sayısını (Çingeneler, Domlar, Mırtıplar, Qereçler) yani Romanlar’a ayırdı.
Birçok yazarın katılımıyla hazırlanan Roman dosyasında, Batmanlı ünlü Kürt sanatçı Mirado ve Batmanlı Mitirplara da geniş yer verildi. Batmanlı Yazar Salih Kevirbiri ve Batmanlı ressam Ahmet Güneştekin’in de yer aldığı Roman dosyasında, eserleri birçok ünlü Kürt sanatçı tarafından seslendirilen Mirado’nun hayatı, çok özel fotoğraflar eşliğinde anlatıldı.
Salih Kevirbiri tarafından kaleme alınan yazı ve röportajda, Mirado’nun oğlu Mehmet Sait Gezici (Seîdê Miradê Kinê) ile konuşmuş. Günümüzde birçok Kürt sanatçıya ilham kaynağı olan Miradê Kinê aynı zamanda Mirê Ribabê (Rıbab’ın Miri) olarak da tanınıyor. Yüzlerce unutulmaz eser/klam/strana eşsiz yorumuyla imza atan Mirado, Gercüş’e bağlı Gera Cehfer köyünde doğmuş.
“Rıbab tarihi çok eskilere dayanır. Miradê Kinê’den önce de, sonra da ribabın sihirbazları var olmuştur. Ama gelmiş geçmiş en büyük ribab ustası Miradê Kinê’dir” diyen Salih Kevirbiri şunları yazmış: “Kürt müziğiyle uğraşanların yolu mutlaka Mitirp geleneğinden geçiyor. Burada da karşılarına ilk Mirado çıkıyor. Örneğin Ciwan Haco, Mirado’nun birçok eserlerinden beslenmiş.” Mirado’nun oğlum Mehmet Sait Gezici ise ailesini şöyle anlatıyor: “Dedem Ferho da, babam Mirado da, 7 gün 7 gece klam söyleyebilirlermiş.”
DEVE Dergisi Temmuz sayısında ayrıca Batmanlı ressam Ahmet Güneştekin de Batmanlı Mitirpları kaleme almış. Ahmet Güneştekin şu tespiti yapmış: “Kürtçe’nin yasak olduğu dönemlerdi. Düğün sahipleri Kürtçe istiyor, müzisyenler korkudan söyleyemiyordu. En pratik çözümü bulanlardan biri de Mirado’ydu. Mirado’nun ihbarcılarla başı beladaydı. Gittiği her yerde mutlaka bir ihbarcı olurdu ve daha düğün devam ediyorken, oranın idari sorumlularına, Kürtçe şarkı söylüyor, diye ihbar edilirdi. Asker veya polis düğünü basardı. Mirado ince bir manevrayla, onlarca metreyi aşan halayı da bozmayacak şekilde stranını Türkçe’ye çevirirdi. Türkçe’yi de iyi bilmezdi ve sürekli olarak iki dörtlüğü tekrarlayıp dururdu: “Digel digel yanıma, aç kolların boynuma, digel digel yanıma, aç kolların boynuma. Aya baktım ay beyaz, kıza baktım kız beyaz, cebe baktım pare az, bu kız bile yaramaz, yaramaz, yaramaz…”
Birçok özel fotoğraf ve makalenin yer aldığı Roman dosyasındaki diğer başlıklar ise şunlar: “Dünyanın en hızlı parmaklarının sahibi Burhan Öçal Reyhan Çiçek’e konuştu: Düğüncülükten büyüdüm. Muhsin Kızılkaya’nın kaleminden Hakkari Çingeneleri: Abdo, Bozo, Saco, Kamo ve diğerleri. Klarnetin büyük ustası Selim Sesler’in çok özel hikayesi DEVE Temmuz sayısında. Enver Özkahraman’dan bir eski zaman Çingene hikayesi: Zurnacı Oğlum. Romanların Ünlü Modacısı ve şov dünyasının parlayan yıldızı Kobra Murat Roman dünyasını anlattı: Romanlık mendile sarılmaz, çarşıda pazarda bulunmaz, roman doğulur sonradan olunmaz. Ferzende Kaya’nın kaleminden bir modern zaman Çingene destanı: Çingene Tahir.”
GEZİ PARKI VE SONRASI DA İŞLENMİŞ
DEVE Dergisi Temmuz sayısı Roman dosyasının dışında birçok konu ve imzaya yer vermiş. Dergideki diğer başlıklar ise şunlar: “Cihan Aktaş, Gezi Parkı meselesini yazdı: Nefes alsın sokaklar, meydanlar yeşillensin. Haydar Ergülen’den AÇIK MEKTUP: Hiçbir Haziran birbirine benzemez. Romantik İsyankar Halim Bahadır’dan, 12 Eylül, devrimcilik ve aşk hikayesi. Koray Demir’den Gezi Parkı eylemlerine farklı bir okuma: Zenciler Arka Sıraya. Senai Demirci, Gezi Parkı eylemcisi gençlere seslendi: “O ağacın altını…” Sadık Yalsızuçanlar, mizah ile küfrü karıştıranları yazdı: ÖKÜZLER KİTABI. Hacı Ali Konuk nam-ı diğer Bekçi Bekir’den kamplaşma üzerine bir deneme: “Artık Meydanlarda Tek Başınayım.” Tuna Kiremitçi, Türkiye’nin Dramatik Yapısı’nı yazdı. Uğur Çavuşoğlu yazdı: Akıl Yolculuğu.  Alper Gencer’den Gezi Parkı yazısı: “İki Cihanda Vebali Vardır!”
ŞİİRİ KONUŞMAK
Mustafa Fırat, 1980 Kuşağı Türk Şiiri’nin güçlü kalemi V.B.Bayrıl ile konuştu: Brüt değil, net’tir yazdıklarım.  Ahmet Ada yeni şiir kitabı Çiçek Kokan Ağzı’nı anlattı.  Gökhan Akçiçek, “Aşağıdan Yukarıdan, Yolun Sonu Görünüyor” türküsünün söz yazarı Ali Akınet’i buldu ve konuştu: Ben şiiri halk türkülerinde buldum. Hamid Aydın’ın kaleminden 1500 yıllık bir kasidenin hikayesi: Kaside-i Bürde.  Zeki Çelik, Türk şiirinin iki güçlü ustasına, Ataol Behramoğlu ve Abdullah Nefes’e, 68 kuşağını, Toplumcu Gerçekçilik, İkinci Yeni ve günümüz şiirini sordu. Adnan Özer ve Ari Çokona’dan “Kavafis’i ve İstanbul” sohbeti.
VE DİĞERLERİ…
Zeki Bulduk’un kaleminden Hz. Ali portresi: Bazı ölüler çok diridirler. Atasoy Müftüoğlu yazdı: Kurulu düzenlerden, statükolardan memnun olduğumuz, rahatsız olmadığımız sürece, hiçbir şeyi değiştiremeyiz, değiştirmek istemeyiz. Her muhafazakarlık, her konformizm, her statükoculuk, değişimden korkar.  Hakan Dilek geri döndü: Hatay ve Reyhanlı için… Hem Kürt, hem Kadın, hem de Başörtülü. Türkan Tosun’un zorluklarla dolu hikayesi ve elde ettiği başarılar… Yeşim Yolcu Yazdı.  İbrahim Sadri’den Aşk Nedir yazısı: Sulardan birlikte geçebilme yeteneğidir aşk. Bırakmamaktır. Vaçgeçmemektir. Gayrıya meyletmemektir.  Esra Elönü’nün kaleminden farklı bir hikaye: 10 Çalıntı Köpeğin Kız Kardeşi.  Erem Şentürk’ten: Boşluk ve Sanat. Türkiye edebiyatının usta öykücüsü Feyza Hepçilingirler’den yepyeni bir öykü: Yataktaki Yabancı. Genç şairlerden Mehmet Oğuz bu sefer öyküsüyle DEVE’de: Kapı.  Nil Gülsüm, Tayyi Zaman köşesinde Sabahattin Ali’yi uğurluyor: FİLİZ HİÇ ÜZÜLMESİN.  Hüseyin Alemdar, Adnan Satıcı’yı yazdı: Sevgili Adnan, Bağışla! Kötü Şair Şerafettin’den bir işsizlik hikayesi: Vasıfsız İşçi.  Zakir Barutçu, Bab-ı Ali Hatıraları’na devam ediyor: Gazetecilikte kazık atarken kazık yemek.  Benim Şehrim köşesi DEVE Temmuz sayısında. Deniz Yıldırım sordu, Doğu Yücel cevapladı: “İzmir’i bir Hobbit köyüne benzetiyorum, ama içinde Elfler yaşıyor.” Kadri Karahan, Türk ve Yunan müziğindeki ortak yapımları kaleme aldı. Serdar Sevilgen yazdı: Aşiret Çocuğuyum. Nevin Akyol, 10 Soruda Mesleğiniz köşesine bir cenaze yıkayıcısını konuk ediyor: Ölü Yıkamak Sevaptır.
DEVE Temmuz sayısında ayrıca Ahmet Ümit, Cezmi Ersöz, Yaşar İliksiz, A.Hicri İzgören, Nurettin Durman, Mehmet İşten, Münib Engin Noyan, Pelin Batu, Hüseyin Akın, Ümit Eren Yurtsever, Serap Aslı Araklı, Nihat Ziyalan, Kaan Koç şiirleriyle yer almış. Nazan Öncel, Mabel Matiz, Jehan Barbur, Erkan Oğur, Doğan Canku, Serhad Raşa, Birsen Tezer, Neslihan Engin, Barlas, Sevtap Ünal Akustik Şiirler köşesinde dergiye katkı sunmuşlar. Bunun yanı sıra, Ragıp Derin, Kemal Siyahhan, Feridun Demir ve Gökhan Güngör çizgileriyle DEVE’deki yerlerini almışlar.
DEVE Türkiye’deki bütün gazete bayilerinde ve kitapçılarda satılıyor.
 


  • Yorumlar
  • Yorum Yaz
  • Paylaş
***  Bu Haber İçin Yorum Girilmemiş  ***
Yorum Yaz
İsim
E Posta
Mesaj
Kodu Giriniz



GÜNCEL Kategorisindeki Diğer Haberler
BÖLGE BAROLARINDAN ORTAK AÇIKLAMA| 22-Temmuz-2014-18:55:37
‘İSLAM’ KORKUSU TEZ KONUSU OLDU| 21-Temmuz-2014-18:06:49